Tatlı bir doğru mu yoksa acı bir gerçek mi?
Çikolata sever misiniz? Çoğumuz buna evet cevabını verecektir. Çikolata genellikle hayatımızda lezzetli bir ikram ya da uzun bir günün sonunda bizi karşılayan can alıcı bir haz olarak yer almaktadır. Bitter çikolatanın sağlığımıza faydaları olduğunu duymuş olabilirsiniz. Ancak bu doğru mu yoksa sadece bir temenniden mi ibaret?

Bazı araştırmalar, çikolatanın bir bileşeni olan kakaonun sağlık açısında yararlı olabileceğini düşündürmektedir. Bu çalışmalara göre; kakaoda bulunan bazı yapı maddeleri, özellikle ileri yaşlardaki yetişkinlerde, kalp rahatsızlıklarını iyileştirici etkisi olurken, beyin fonksiyonlarını arttırmada da etkili olmaktadır.
Araştırmacılar, bunun kakao çekirdeklerinde yüksek oranlarda bulunan flavanol yapısındaki bileşiklerden kaynaklanabileceğini düşünmektedir. Bu çekirdekler kurutma, kavrulma gibi birçok aşamadan geçtikten sonra çikolatada kullanılan kakao tozuna dönüşmektedir. Bitter çikolata ise diğer çikolata türlerinden daha fazla kakao ve flavanol içermektedir. Flavanoller ayrıca çay, kırmızı şarap, elma ve meyvelerde da yaygın olarak bulunmaktadır.
Kakao çekirdekleri ile kalp sağlığını ilişkilendiren kanıtların ilginç kökenleri bulunmaktadır. Bu konudaki birçok çalışma Panama kıyılarındaki adalarda yaşayan Kuna halkı ile yapılmıştır. Bu insanlar çok fazla kakao tüketmeleri ile bilinmektedir. Wake Forest Üniversitesi’nde yaşlanma konusunda uzman olan Dr. Laura Baker, Kuna halkının kakao çekirdeklerini ağaçtan toplayıp öğüterek genellikle sıcak çikolata yaptıklarını ve bu içeceği su içermişçesine gün içerisinde tükettiklerini gözlemlemiştir.
Bilim adamları, Kuna halkının aynı bölgedeki insanlara kıyasla çok daha az kalp hastalığı oranına sahip olduğunu keşfetmiştir. Bu durum kakao çekirdeklerinin sağlığa olan etkileri konusunda merak uyandırmıştır.
Günümüzde araştırmacılar, kakaoda bulunan flavanollerin konsantre dozlarının sağlığımızı iyileştirici etkisinin olup olmadığını araştırmaktadır. Bu çalışmalarda yer alan binlerce katılımcıda kullanılan kakao takviyelerinin; göz hastalığından kanser riskine, bilişsel yeteneklerden kalp sağlığına kadar birçok alanda nasıl etkileri olduğu incelenmektedir.
Kakao flavanollerinin kalp fonksiyonları ve kan akışı üzerinde iyileştirici etkisi olduğuna tahmin edilmektedir. Bu durum bilim insanlarını, beyindeki kılcal kan damarlarında da olumlu etkileri olabileceğini konusunda düşünmeye sevk etmektedir. Dr. Baker, kakao takviyelerinin ileri yaşlardaki yetişkinlerde, bilişsel fonksiyonların gerilemesini önleyip önleyemeyeceğini araştırmaktadır. Bu araştırmada kakaonun kısa süreli hafıza, odaklanma ve genel beyin fonksiyonları üzerindeki etkilerine odaklanmaktadır.
Üç yıldır süren araştırmaya, 2000’den fazla ileri yaşta yetişkin katılmış olup şu aşamada kakaonun beyin sağlığı üzerinde faydasının olup olmadığını söylemek için henüz erken olduğu ve çalışmaların devam ettiği belirtilmiştir.
Dr. Baker’a göre, yan etkisi olmayan bu flavanollerin yürütülen çalışmayla hem kalp sağlığı hem de bilişsel fonksiyonlar üzerinde veya ikisinden birinde etkili olduğu gösterilebilirse kakao insanların beslenme programlarına dahil edebilecekleri çok basit ve etkili bir gıda takviyesi olabilir.
Ancak bu durum çikolatada farklılık göstermektedir. Çünkü bitter çikolatada dahi kakao tozundaki kadar flavanol bulunmamaktadır. Bu durumu Dr. Baker, “Kakao takviyeleri, en yoğun kakao içeriğine sahip bitter çikolatalardan çok daha güçlü etkiye sahiptir. Çikolata yemek ile kakao takviyesi almak aynı şey değildir.” diyerek açıklamaktadır.
Bununla birlikte çikolata hakkında bilinmesi gereken bir diğer acı gerçek ise içeriğine eklenen şeker ve kakao yağından dolayı yüksek kalorili olup doymuş yağ içermesidir. Bu nedenle beslenme rejiminin bir parçası olan çikolatayı küçük miktarlarda almak en iyisidir.
Eğer ki çikolatanın tadını çıkartmak istiyorsanız;
– Tüketilen çikolatanın kalorisini takip edin. Çikolatanın çok fazla kalorisi vardır. Dengeli tüketilmeyen çikolata kilo almanıza neden olarak çikolatadaki bileşiklerden elde edebileceğiniz faydaların önüne geçebilmektedir.
– Mümkün oldukça bitter çikolata tüketmeyi tercih edin.
– İçeriğinde neredeyse çok az ya da hiç kakao bulundurmayan beyaz ve sütlü çikolatalardan kaçının.
– Sıcak çikolatanızı şekersiz kakao, su veya yağsız süt, ayrıca az şeker ilavesiyle hazırlayın.
Çeviri: Uzm. Ecz. Damla Kırcı
Kaynak: https://newsinhealth.nih.gov/2021/02/chocolate-health-claims
