Kafein ve Beynimiz
Sıcak bir fincan kahve veya çay, bazı insanlar için sabahların olmazsa olmazıdır. Uyanık hissetmenizi ve atik olmanızı sağlayabilir. Kafein, bunlara neden olan kimyasaldır. Lakin bunun dışında kafeinin beyin üzerinde bir etkisi var mı?

Kafein çay ve kahvede doğal olarak bulunur, ayrıca enerji içeceklerine ve birçok gazlı içecek çeşidine de eklenir. Hatta bazı atıştırmalık yiyeceklere ve ilaçlara bile konur. ABD’deki 10 yetişkinden sekizinden fazlası bir şekilde kafein tüketmektedir.
Peki kafein sizi nasıl uyandırır? Vücudunuz doğal olarak adenozin adı verilen bir kimyasal üretir, o da gün içerisinde vücutta birikir. Ulusal Sağlık Enstitüleri’nde (NIH) görev yapan bilim insanı Dr. Sergi Ferre, “Günün sonunda hissettiğiniz uyku halinin sebebi, adenozinden kaynaklıdır.” diye açıklıyor. Birikmesi beyninize ne zaman dinlenmesi gerektiğini söyler. Kafein, adenozinin beyin hücrelerini etkilemesini engeller. Böylece uykulu hissetmenizin önüne geçer. “Fakat vücut buna alışıyor.” diyor Ferre. Düzenli olarak kafein tüketirseniz vücudunuz daha fazla adenozin üretir. Bu yüzden insanlar aynı uyanıklık hissini elde etmek için zamanla daha fazla kafeine ihtiyaç duyarlar.
Ferre, adenozinin kafeini aniden bırakmayı da tatsız hale getirdiğini söylüyor. Kafeini hayatınızdan uzaklaştırırsanız vücuttaki yüksek adenozin bir süreliğine baş ağrısı ve uyku artışı gibi yoksunluk belirtilerine neden olabilir.
Kafein ayrıca beyindeki diğer kimyasallarla etkileşir. Normalden daha fazla kafein tüketirseniz, bu etkileşimlerden bazıları sizi aşırı kafine maruz kalmış hissettir. Kalbiniz hızlanabilir; endişeli hissedebilirsiniz veya mide bulantısı yaşayabilirsiniz.
Ancak kafein herkesi aynı şekilde etkilemez. Bunun nedeni, kafeinin herkesin vücudunda farklı hızlarda parçalanmasıdır. Northwestern Üniversitesi’nde görev yapan bilim insanı Dr. Marilyn Cornelis, vücudun bunu ne kadar hızlı yaptığının büyük ölçüde genlere bağlı olduğunu belirtiyor.
Uzmanlar, bazı kişilerin kafeinden uzak durmasını tavsiye ediyor. Bunlara reflü gibi mide-bağırsak sorunları olan kişiler, uyumakta güçlük çekenler ve yüksek tansiyon veya kalp sorunları olan kişiler dahildir. Çocuklara, gençlere; hamile veya emziren kadınlara da kafeinden uzak durmaları sıklıkla tavsiye edilir. Kafein ve sağlığınız konusunda endişeleriniz varsa sağlık danışmanınızla konuşun.
Ferre, “Sağlıklı insanlar bile kafeini alkolle karıştırmaktan kaçınmalıdır. Nedeni ise kafeinin, alkolün uyuşturucu etkilerini beynin hissetmesini engelleyebilmesidir. Bu da birinin normalden daha fazla alkol içmesine yol açarak rahatsızlıklarını artırabilir.” diyor.
Ancak Cornelis, araştırmaların tek başına kafeinin çoğu sağlıklı yetişkin için düşük ila orta miktarlarda muhtemel olarak zararsız olduğunu gösterdiğini söylüyor. Cornelius ve diğerleri bunun düşünme, öğrenme ve hafıza üzerinde olumlu etkileri olup olmayacağını araştırıyorlar.
Cornelis’e göre, “Kafein aldığınızda daha dikkatli oluyorsunuz. Bu, beynimizin bilgiyi saklama yeteneğine katkıda bulunuyor. Bu, uzun vadede bilişsel işlevlerde gelişmelere yol açabilir.” Cornelis ve ekibi, kafeinin beyin üzerindeki etkilerini ve genlerin vücudunuzun kafeine verdiği tepkisinde oynadığı rolü ölçmenin yeni yollarını araştırıyor.
Günde birkaç fincan şekersiz kahve veya çay çoğu insan için iyi olsa da Cornelis, bazı kafein kaynaklarının çok fazla şeker içerebileceğini ekliyor. Fazla şekerin, vücut ve beyin için iyi olmadığının da altını çiziyor. Şeker veya kafein içermeyen canlandırıcı bir içecek arıyorsanız, ipuçları için aşağıdaki ‘Akıllıca Seçimler’e göz atın.
Kafein olmadan atik hissetmek için yapılabilecek ‘Akıllıca Seçimler’:
Yeterli uyuyun. Çoğu yetişkin, dinlenmiş hissetmek için her gece yedi ila sekiz saat uykuya ihtiyaç duyar.
Düzenli yiyin. Yemek yemediğinizde kan şekeriniz düşer ve bu, kendinizi yorgun hissetmenize neden olur.
Yeterince su için. Bol su içmek, uyanık kalmanıza yardımcı olabilir.
Egzersiz için bir mola verin. Gün ortasında bitkin hissediyorsanız, hareket etmek yardımcı olur.
